Akıl Hastanesinde Hayat

Psikolog Tolga Erdoğan *, Mekanda Adalet ve Sakatlık sayısında Türkiye’de ruh sağlığı hastaneleri üzerine yazdı. Bir kapatılma mekanı olarak ruh sağlığı hastanelerindeki koşulların ve gündelik yaşamın kaleme alındığı yazıya Ege Kanar ve Can Dinlenmiş fotoğrafları eşlik ediyor.

Akıl Hastanesinde Hayat

 

Bir duvar vardı. Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı.
Mülksüzler, Ursula K. LeGuin

Bu yazı, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK)’nin gerçekleştirdiği, Ruh Sağlığı Alanında Sivil İzleme Sistemi Yaratma Projesi** kapsamında Adana, Samsun, Manisa, Bakırköy ve Erenköy’deki ruh sağlığı hastanelerinde yatarak tedavi görmekte olan kişilerle yapılmış bireysel görüşmelerin kısa özetlerini içermektedir.[1]

Okumaya devam et “Akıl Hastanesinde Hayat”

Oturmuşum bir sahilde

Oturmuşum bir sahilde ders çalışıyorum. E-kpss yaklaşmış, kaydımı yaptırmışım, ve artık yasal olarak engelliyim. yaşasın değil mi, artık otobüse ucuza binebileceğim. elektrik ucuz olacak, dsmartta aynı şekilde. Arabam olsa ucuza park edebileceğim…

Ama keşke olmasaydı hiç biri, keşke dünyanın en iyi pilotu olmasaydım ve bir süre uçuşa geçmeseydim.

Buradan tüm engelli kardeşlerime sevgilerimi yolluyorum, ders çalışın tamam mı?

Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.

Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.Ben iyiyim, her şey güzel, her şey iyi, kendime güveniyorum.

Excalibur Adına !!!ünlem

Gittim bimden bilgisayar aldım. utanıyorum dostlar hemde bimin açılmasını 45 dakika bekledim. ben bu hallere dusecek adam mıydım? 2 gb ramle ne yapılır ki allahaskına ya. Ama işler için gerekli, word kullanıcam zati, eh . meh.

Neyse su anda kahvemi yudumluyorum sanırım kafein vurdu ve hafif gaza geldim, anladınız zaten excalibur falan. Yuvarlak masa şovalyeleri and such.

Bipolarsan kahve icemezsin bipolarsan kola içemezsin bipolarsan içki içemezsin bipolarsan sevemezsin. E NE ICELIM KİMİ SEVELİM? bırak rahat edeyim.(nazan öncel)

Bipolar İkipolar….

Bipoların çift kutuplu anlamına gelmesi çok komik aslında. yani ”bi” aslında iki yani çift anlamında. Latince garip bir dil, medikal sözcükler daha garip böyle mitolojiden falan alıyolar direkt kopya çekiyolar. Aşil (achilles) tendonu nedir ya?

Bu bir girişti fark ettiğiniz üzere, kendimi ve sizi rahatlatma amaçlı. Bir amacım olmayarak giriştim yazmaya, bakalım kelimeler bizi nereye götürecek. Götürecek derken bir flaş bir aydınlanma yaşadım, le vent nous portera şarkısı geldi aklıma. Baya bir meşhur olmustu, tüm kafeler bunu çalıyordu bir aralar. Le vent nous portera ”rüzgarla git-götür” tarzında bir sey demek istiyor. ne güzel laf… rüzgarla git…..ama daha güzeli var o da ”rüzgarla gel” 🙂

Evet evet, güzel yerlere götürüyor kelimeler, sanırım modumdayım. Ki bipolarsanız modunuzda olmanız o kadar da kolay değil, yani anlık bir pencere. windows 95 gibi. :/

Okullar açıldı, ve ben gitmiyorum. Daha önemli işlerim var, kendimi yenilemek-dinlenmek gibi. Zaman en değerli şey benim icin ve bu zamanı kendimden baska bir seye harcamaktan öte bir  niyetim yok………Siz de oyle yapın lutfen..

Bu arada yaşadıgım şehire dönünce makale ve yazı çevirilerine tekrar başlayacağım. Bunun bipolar kişiler için oldukça önemli olduğunu düşünüyor ve biliyorum….

 

Sağlıklı kalın, kafanıza en fazla şapka takın 🙂

Arabesque

Madem ki yeni izleyicilerim var,  onların hatrına bir yazı yazmalıyım diye dusundum.  Edebiyatçı olmama rağmen yazmakta zorlandıgım dogrudur, çünkü dogru an benim icin cok onemlı…Bakın mesela bu yazıyı siz 10 saniyede okudunuz ya, ben ilk cumleden sonra ara verdim, çay ictim ve bisilerin dogru olmasını bekledim. Bakın yine yaptım aynısını ama relativite teorisi iş başında oldugu ıcın bunu fark etmediniz.

Yeryüzünde en sevdiğim film ”Arabesk”. O kadar absurd, ama o kadar non absurd aynı zamanda (yine  ara bu sefer o altınbasaklardan yiyorum).  Bir yandan onu izliyorum, ama hani derler ya anlatılmaz. işte bunun izlenmesi lazım mutlaka.

Please find enclosed the arabesque movie

Kind regards

a.

PS: yeni izleyicilerim, hoşgeldiniz. Emin ellerdesiniz. Bipolar olmayın emi.

Şarj biterken yazılanlar.

Bu yazıyı şarjım yuzde 10 falanken yazıyorum, bakalım bilgisayar kapanmadan send’e basabilecek miyim.

Söylemek istediklerimi uzun süre önce unuttum. Tekrar hatrıma geldi, yine unuttum böylelikle akılsız bir mankurta zombiye dönüştüm. –anne burada soğan doğruyor makinayla–

Uzun bir çöl var zihnimde, asla aç ve susuz olmadıgın ama birseylere ıhtıyac duyduğun. Ve neye ihtiyaç duyduğunu blmediğim.

Bilgisayar bilgim iyidir, yani gerçekten tech savvy’imdir. 7 tane internet sitem var işlettiğim, hayır reklamdan para falan kazanmıyorum. Hepsi cebimden. Ama çok hoşuma gidiyor, mesela şey dusundum gecen gun, ben ölsem de bir sure yine de yayına kalacak sitelerim, benden bir parça yaşamaya devam edecek.

Bilgisayarla alakalı  bir isim olsun isterdim, ama kader tam ters koseye yatırdı beni. Hatta mahalle arasındaki bir bilgisayarı olmayı bile isterdim insanları kazıklamayan. kazıklamama olayına baskı yapıyorum cunki ağzım yandı o konuda. —pis kuntay bilgisayar virusleri temizlicem dedi temizlemedi ve paramı aldı.

…….ve şarjın bitmesine çok az kala send’e basıyorum…